ETKİNLİK TAKVİMİ
Aralık 2017
Pt Sa Çr Pr Cu Ct Pz
123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031
Tarih:
Bugün:17.12.2017 etkinlik yok.
Litaratür

CRANİAL OSTEOPATİNİN BİODİNAMİK VE BİOMEKANİK MODELİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
Cranial Kemikler

1920 ‘ nin sonlarıandan sonra Sutherland cranial kemikler süturlar ve frominalarla ilgilenmiştir.
Tarihsel çalışmalarda da görülen cranial süturların asla ossifikiye olmadığı gerçeğini sutherland’da savunur.
Süturlar konnektif doku damarlar ve sinirleri içerir. Eklemsel fonksiyonlerını sürdürürken somatik enformasyon ve metobolik fonksiyonlarda bir yanyol gibi hizmet ederler. Sutherland’in gözlemlerini osteopat olan Charlotte Weaver’ın araştırmaları da destekler.
Charlotte weaver yaptığı fetal disseksiyonlarda cronial kemiklerin vertebralara çok benzediğini görmüştür. (Weaver 1936a 1936b) simfizis sfenobazillaris embriyolojik olarak intervertebral diskin homoloğudur ve hareket yeteneğine sahiptir. (Weaver 1938) Bu nedenle Weaver Gothe’nin 1970’de söylediği “ cranial kemikler vertebraların metamorfozudur ” görüşünü ispat etmiş olur.

DURA
1930’ların başında Sutherland kafatasındaki hareket dengesini resiprokal membran geriliminin belirlediği görüşünü değiştirmiştir. Sutherlend craniumu kaldırarak kafa içine girmiş ve external periost ile internal duranın birbirine bitişik olduğunu görmüştür. Bınun sonucu craniumdan sacruma konnektif dokunun devamına tadpole-shaped veya “ core-link ” olarak tanımlamıştır.


CSF

1930’ların ortasında Sutherland CSF’nin dalgalı hareketini primary respiratory mechanism (PRM) olarak adlandırmıştır. Ayrıca PRM’in beş fenomenden oluştuğunu söylemiştir.
(Magoun 1976)


- Beyin ve spinal cordun doğal motilitesi
- CSF’nin dalgalı hareketi
- İntracranial ve intraspinal memebranların motilitesi
- Cranial kemiklerin articular mobilitesi
- Sacrum ile illium arasındaki istemsiz hareket

Birçok osteopat pulsasyonu cranial ritmik impuls (CRI) olarak adlandırmıştır. (Rachel and Jhon Woods in 1961) Klinik çalışmalarda CRI’in 6-12 cycles/min. Olduğunu ve cardiak veya diafragmatik ritme bağlı olmadığını rapor eder. (Magoun 1976)

CRI’in orijini bilinmemekle beraber bu konudaki açıklamalarda yetersizdir. Birçok araştırmacı CRI’nın kaynağı ile ilgili hipotezler ortaya atmıştır. Başlangıç olarak Sutherland beynin ritmik hareketlerinin pulsasyonu, ventricüllerin kontraksiyon ve dilatasyonu ile CSF’nin dalgalı atımlarının sonucu CRI’nın oluştuğu hipotezini ortaya atmıştır. Magoun (1976) bu hipotezi çürütüp alternatif bir hipotez oluşturmuş. Buna göre beynin motilitesinden doğan osilasyonlar ve Choroid plexususun CSF’de ritmik sikluslar oluşturması sonucu CRI meydana gelir. Mcpartland ve Mein (1997) CRI’i palpe edilebilir harmonik frekans, CSF osilasyonları gibi şiddetli pulsasyonların sumasyonu , cardiyak atım, diafragmatik respirasyon, lenfatik damarların ritmik kontraksiyonu, glial hücrelerin pulsasyonu ve diğer poliritimler olarak açıklar. Bu hipotezi destekleyen hiçbir deney yoktur. (Nelson et al 2001). Bütün biyolojik osilatörler CRI’de bir takım lezyonlara neden olabilir. Bu yüzden BOCF perspektifine göre CRI bir lezyon fenomenidir.

 

“ Fluid Body “
Birçok osteopat Sutherland’in temelini atıp Magoun ve Upledger’in geliştirdiği CRI modeli ile çalışıyor. Sutherland yaşamının son on yılında PRM’in external kuvvetler tarafından oluşturulduğunu ve hastaların “ Breath of Life “ (BoL) diye adlandırdığı bir external kuvvet tarafından hareket ettirildiğini tanımlamıştır. Sutherland BoL’i hastanın vücudundan ve osteopatin ellerinden geçen bir proses olduğunu söyler.


Sutherland osteopatik araştırmaların arasında bir köprü oluşturarak, yenilikler üzerinde çalışarak ve mesleğimizin sen son doğrularını yenilemeye çağırarak konseptual bir geçiş oluşturmuştur (Jealous 1997). Sutherland bu köprüleri öğrencisi olan Still’in “ Yaşam evrende bilinen en büyük güçtür” ve “Biz daha büyük bir düşüncenin çocuklarıyız” anlayışları ile birleştirmiştir.


Sutherland poliritmik bir sistem modelini açıklar (Tablo 1)

Tablo 1 OCF ve BOCF’deki poliritmik siklusların açıklanması
Cycle adı Cycle hızı Cycle sebebei
Ritmik cranial 6/12 cycle/dk. Bilinmiyor. Otoromik
impuls veya prerötral SSS
aktivitesi

2 ½ CPM cycle 2,5 cycle/dk. Primier Respirasyon
Long Tide 0,6 cycle/dk. Breath of Life
300 second cycle 0,2 cycle/dk. Bilinmiyor

PRM’i “Breath of Life” (BoL) olarak tarif eder ve Sutherland’a göre PRM, CRI, “ 2 to 3 cycle”,“300 second cycle”ve“ Long Tide “ gibi çeşitli ritimlerin harmonisinden meydana gelir. Becker 1965’te Long Tide’ın basal bir ritim olduğunu, BoL ile karşılıklı uygunluk sağladıklarını ve her 10 dak.da 6 cycle frekansında bir osilasyonu olduğunu tarif etmiştir. 1988’de Jealous “2 to3” (2½ CPM cycle) ın 2,5 cycle / min olan frekansının anlamını tarif etmiştir “2 to 3” Long Tide’in harmoniğidir. Bunu merkezi yada otonom s.s. modüle etmez, tamamen stabil bir ritimdir. Liem 2003’te “300 second cycle”ı diğerlerinin açıkladığı gibi açıklamıştır. OCF inter- examiner çalışmalarda poliritimlerle ilgili açıklamalar çok zayıftır. Örneğin Norton’un 1996’da yaptığı bir inter-examiner çalışmada yalnızca bir osteopat CRI’i , bir taneside “2 to 3” cycle değerlendirdiği için düşük güvenirliliğe sahip olarak rapor edilmiştir (Jealous, personal communication, 1997).
BoL hastayı bütün olarak kapsar ve iyileşme gücüne hastanın zaten sahip olduğunu söyler. Bu durum “fluid body”nin meydana çıkmasına izin verir ve bütün vücut yaşayan tek bir üniteymiş gibi davranır. Fluid body Einstein’in yoğunlaşma teorisine eşdeğerdir.

DUYUSAL YETENEĞİN GELİŞMESİ

“Kemikler”
Craniumun sınırlarını palpasyonla çizebiliriz. Buna 22 kemiğin kontürü, süturlar, fissur ve foramenler dahildir. Ayrıca extracranial kasların değerlendirilmeside gerekir.

“Dura”
OCF’in dural modelide aynı kemikler gibi anatomiyi iyi kavramayı gerektirir. Dura’yı ve resiprokal gerilim mekanizmasını hissetmek için osteopatın hassas parmaklara sahip olması gerekir. Bu genetik esoterik bir yetenek gibidir ve ıslak yolda araba kullanmaya benzer (kaza yapmamak için kaygan zemini hissetmek, tekerleklerin aksi ile yol arasındaki bağlantıyı iyi kurmak ve tekerlekleri çok iyi idare etmek gerekir)

“CSF”
Osteopatların CSF ile çalışmaları için yeterli anatomik bilgi mevcut değildi. Rollin Becker “Kadavra üzerinde çalışmak telefon direğinin çalışmasını anlamak için herhangi bir ağaç üzerinde çalışmaya benzer” diye uyarır (Speece et al 2001) Gerekli ve yeterli bilgi ancak canlı bir hasta üzerinde çalışarak edilinebilinir. Osteopatlar elleri ve hasta arasındaki enerji akışını gözlerinde canlandırırlar. (Magun 1976) Osteopat gögsün solunumundaki hareketini ve craniumun açılıp kapanma hareketi gibi ufak hareketleri elleri arsında hissetmeli. Buda temperatürreseptörleri, mekanoreseptörler ve proprioceptörlerin harmonik çalışmasını gerektirir. (Mcpartland and Mein 1997). Osteopatlar açıklanamayan bir grup sensörlerin piezoelektrik veya elektriksel bir alan oluşturduğunu tarif ederler. (Green1983) Milne (1998) “visionary craniosacral 4 perception”, kendi diagrafmatik solunumunu düzenleyerek, empati yaparak ve bunları sabırla yaparak başarmıştır.

“Fluid Bady”
Osteopatların poliritimlere ve fluid bady’e ihtiyacı vardır. Bu yüzden kendi afferent aktivitelerini azaltırlar. Başka bir deyişle osteopatlar kabul etme işlemini gönderme işlemine tercih etmek zorundadırlar. Bu radyo dinlemekle cep telefonunda konuşmak arasındaki fark gibidir. Long Tide ve 2 to 3 cylce, meydana çıkarması için osteopatın kendi MSS’sinin defasilitasyonuna ihtiyacı vardır. (Jealous 2001) Bilinçaltımız (spinal corol gibi) fasilite edilmiş veya gürültülü olabilir. Jealaus’a göre sakin bir zihin cranial, thoracic ve pelvic diaframının inhibe olmadan fonksiyonuna bağlıdır. Bunu başarmak için yavaş ve düzenli solunum ile pubik kemiğin üzerindeki kasların gevşemesi gerekir. Osteopatın dikkat ve sekronizasyonunun yanında derin ritimleri ve CRI’dan 2 to 3 cycle doğru değişimleri hissetmesi önemlidir. Aynı zamanda derin fasilitasyonlar ve 2 to 3 cycle’ın Long Tide’a doğru değişimlerinide hissetmesi gerekir (Jealous 2001).

Dokunun homojenizasyonu, akıcılığı ve fluid body’in potansiyeli parmak uçları ile hissedilemez. Nötral duyu zihinde canlandırılamaz yalnızca tecrübe edilebilinir. Bu filozofik bir konseptten ziyade holizmdir. Holizm duyusal algılayışı değerli kılabilir. OCF ile BCOF arasındaki bazı farklılıklar tablo 2 de özetlenmiştir.


Tablo 2 OCF’nin biodinamik ve biomekanik modellerinin karşılaştırılması
Biomekanik Biodinamik

Teknikler direk veya indirek Teknikler sistemin hareketini
olabilir takip eder

Kemiklerde axial hareket Hareket metobolik/biçim değiştiren

Mekanizma kolektif terimlerle Mekanizmayı tanımlamak için
Adlandırılmaz spesifik terimler kullanılır

CRI BoL’in primier tanımıdır CRI BoL’in nede terepatik güçlerin tanımı değildir.

CRI 8-14 cycle/dk.dır. Daha Temel hız 2-3 cycle/dk.dır. Daha
Düşük hızlar kabul edilmez düşük hızlar spesifik olarak isimlendirilir.

Algı otomatikdir. Algı bilinçlidir.

Lezyon semotik ve artikülerdir. Lezyon sistemin bütün
SSB lezyonlarının primer bölgesidir seviyelerinde görülebilir
Ve tedaviye buradan başlanır primer bölge değişir


TEDAVİ YAKLAŞIMLARININ GELİŞİMİ

Kemikler
Direk olarak sütur ya da foraminaları düzeltmek cranial sinir ve Damarların fonksiyonlarını etkiler. Cranial kemiklerle ilişkisi olan
Kasların fonksiyonlarıda etkilenir. Sutherland’ın bazı öğrencileri Sacral-occipital teknikleri bulan Amerikalı chiropractor De
Johnette gibi kemik ve süturlara odaklanmaya devam eder (Hesse 1991). Suboccipital kasların direk tedavisi durayı etkiler
ve dural baş ağrıları ile kronik ağrı sendromlarında hastaya yardımcı olabilir (Mcpartland at al 1997).

Dura
Dengeli membran gerilimi (BMT) ile resiprokal membran geriliminin tedavisi indirek bir tekniktir, membranların zorlayıcı patenlerinin hafif abartılması, normal liflerdeki mevcut gerilim ile zorlanmış liflerdeki gerilimin dengelenmesi ve zorlanmanın azaltılması ile yerine getirilir (Sutherland 1990). Bir çok osteopat bu dural modelle çalışır ve güzel sonuç alır. Lawrence Jones falx ve tentorium tedavisi için kendi counterstrain Tekniklerini kullanmıştır.

CSF
Sutherland başlangıçta 4. ventrikülde CSF’i komprime etmek için CV4 tekniği gibi direk hidrolik kuvvetleri kullanmıştır (Magoun
1976,Upledger). CV4 tekniği 4. ventrikül etrafındaki periaquaductal gri doku (PAG) yolu ile bütün vücutta terepatik değişiklikler
meydana getirir.PAG nöroreseptörler içerir (opioid cannabinoid) ve arka kökteki ağrı inhibisyon sinyallerinin yayılması,cannabinoid
ve endorfinin releasing edilmesi, bu nöroreseptörlerin sitümülasyonu ile cevap verirler.PAG homonculerdir,somatosensorik cortex ve vücudun farklı parçalarındaki benzer PAG hücreleri gibi. CRI’in üzerine CSF’in ritmik alışkanlığıyla çalışan bütün osteopatlar
Magoun ve Upledger’i model alırlar.Her ne kadar Sutherland’in “cranial teaching Foundation” (SCTF) i 2 to 3 cycle ile LOng Tide’i
birleştirse de , CRI’e odaklanır. CRI oryantasyonlu çalışan osteopatlar entrainment tarafından Terepatik değişiklikleri verebilirler (Mcpartland and Mein 1997). Entrainment ilk olarak Christian Huygens tarafından 1965’te tanımlanmıştır. Huygens pendiculum saatlerinin birbirine karşı senkronize bir şekilde sallanmasına dikkat etmiştir. Bu beraberlik fenomeni organizmanın içinde olduğu gibi organizmalar arasındada vardır. Örneğin ateş böceklerinin senkronize parlaması, cırcır böceklerinin harmonik olarak cıvıldaması, bayanların menstrual sikluslarının aynı olması gibi. Huygens osteopatlara hastalarını tedavi etmesen önce meditatif egzersizler yapmalarını önermişlerdir.Çinli osteopatlar pubik kemiğin 5 santim üzerindeki bir noktayı merkez alırlar, buna karşın Tibetli uzmanlar kafanın tam taç kısmındaki sahar chakra (medicine Buddha)üzerinde meditasyon yaparlar. Yeni bir teknik olan “Freeze – Frame” ise kalbe odaklanır(Tiller et al 1996). Bütün bu teknikler vücudun zengin biyolojik osilatörlerini (Barsaklar, beyin, kalp) merkez alır.
Tiller (1996) enpatik duygular ve sevginin tedavide çok güçlü etkenler olduğunu belirtmiştir. John (1996) hasta ve osteopat arasında resonant bandı tarif eder ve yararlı bilgilerin geçişine izin verdiğini söyler.
Yalnızca santral sinir sistemi veya CSF’ye odaklandığımızda kendi terapatik potansiyelimizi limitliyoruz ve böyle bir durumda yan etki ve patolojilere neden olabiliriz.

Fluid body
Jealous’a göre (personal comminication 2004) cranial osteopati cranium değil primer respirasyondur. Sutherland CSF’den fluid body’e giden tekniğe “automatic shifting” demiştir. Bu anlayışın göbeğinde bütünü görmek vardır. Modern tıpta ise bu oldukça seyrektir. Bir hasta nötral olmayı başardığında (Örneğin uyurken) SSS sessiz kalır. Bu durumdayken CSF,SSS,vücudumuzdaki bütün sıvılar ve bütün dokular fluid body oluşturur.
Sutherland kariyerinin son yıllarında cranium hareketlerini test etmeyi bırakmıştır. Hareketsiz noktalarda çalışmış ve sert tekniklerle değil yumuşak temas sağlayarak tedavi etmiştir. Still’e göre sağlıklı çalışmak için BOCF mecburidir ve osteopat objektif olmak zorundadır. “kimse hastalık bulamaz” (Jealous 1997) cümlesi osteopatın sezgisel şuura sahip olması gerektiğini anlatır. Önemli olan hastanızın sağlığına kavuşması için çaba göstermenizdir.

BOCF Bilimi = QUANTUM BİLİNCİ
Osteopatlar kendi bilimlerini temel alırlar, halbuki batının medikalcileri farmako dinamik tedavileri esas alırlar. Osteopatlar double helix’in 4.boyutuna odaklanırlar; DNA zaman içerisinde değişebilir, sürpriz olan bu değişimin Newton’un fizik modeli içerisinde açıklana bilir olmasıdır. Pert (2000)’in hipotezine göre vibrasyon hastanın vucudunu aktive ederek nöroreseptörleri uyarır ve endorfini release ederler. Oschman (2000)’e göre biyolojik strüktürlerdeki kristal materyaller, hücre membranındaki fosfolipidler ve konnektif dokudaki kollajenler kompresyon veya gerilim altında bir elektrik alan meydana getirirler. İyileştiren ellerin kaynağı bu elektrik alan olabilir.
Still’in yazılarında da Quantum paradigmaları vardır. O da sesgizel olarak hastalarındaki iyileşmenin subatomik seviyede olduğunu söylemiştir. Fakat bunu konsept haline getirmemiş ve Quantum fiziğine dayamamıştır, daha çok tedavi tedavi deneyimleri ile açıklamış ve tanrısal veya kutsal olarak atfetmiştir.
Sutherland’in BoL hipotezi yalnızca Quantum teorisi ile açıklanabilir. BoL’nin oluşturduğu alan uzaysal bir oryantasyon meydana getirir ve morfogenetik alanın karakteristiğini gösterir (Sheldrake 1981).
Sheldrake’in Quantum konsepti: Morfogenetik alanlar yalnızca bilgi taşırlar(enerji değil) ve bu alanlar oluşturulduktan sonra şiddetini kaybederler. Bu non-fiziksel ve vibrasyonun 3 boyutlu formuna Sheldrake morphic resonance demiştir. Vibrasyonun morphic resonance paternleri embriyoda oluşur ve adultta aynı iyileşme prosesini meydana getirir.
Bizim bilincimiz kainat bilinci içinde küçük bir hologramdır. Bilinçlilik yaşamın geleceğinin anahtarı gibidir. BOCF perspektifinden hastada meydana gelen terapatik değişikliklerde primer rolü bilinçliliğin oynadığı onaylanır.

BLECHSCHMIDT’in Embriyolojisi
Jealous geleneksel osteopatinin anatomiye dayandığını söyler halbuki BOCF embriyolojiye dayanan bir bilimdir. Erich Blechscmidt’e göre (holistic osteopattır) embriyonun her parçasında hareket gelişimi olur ve her hareket bir sonrakini etkiler. İlk embriyolojik gelişmeler epigenetiktir. Blechschmidt konsepti BoL’i öneren BOSF osteopatlarına ve Sutherland’in açıkladığı external kuvvetlere katılır. Buna göre embriyoda uzaysal bir oryantasyon meydana gelir. Bu uzaysal oryantasyon belki elektromagnetik su ve hidrojen bağları ile açıklanabilir (Homeopatideki “water imprint” adında bir teori) ayrıca embriyonun gelişimini bir matrix yönetir. Geçtiğimiz 50 sene içinde bilim adamları embriyonik gelişme hakkında 2 teori üzerine tartışmışlardır; “pasif ve external” akıcı dinamikler tarafından meydana getirilir, “aktif ve internal” genlerin moleküler aktivitesi ile meydana getirilir.
Bu tartışmada nöral crest hücrelere (NCCs) odaklanılır. Gezgin NCCs’ler insan embriyogenezisinin 4. haftasında görülür. Nöral plate’in lateral kenarında nöral tüpe doğru hücreler katlanır ve birbiri ile kaynaşır. NCCs’ler bu olayın tepesinde bir kırılma meydana getirirler ve kopyalama yaparlar. Bizim dönemimizdeki moleküler bilim aktif hücre gücünü kabul eder. Buna göre NCCs gücü genler tarafından kontrol edilir. NCCs reseptörleri ekstraselüler sıvıdaki moleküler değişimleri hissederler. NCCs göçü chemotaxic ile açıklanır, bunun anlamı moleküler doğruluk ve bağlantıdır(Masschhoff ve Baldwin 2000). Burada yalnızca vertebra embriyosunda flogenetik uyuşmazlık olduğunu açıklamamız gerekir. İntervertebral embriyoda NCCs bulunmaz. Vertebra hücre göçü ile birleşen genler vertebrada hazır olarak bulunur.


Çeviren
Fzt.Hanife Gökden

 

Dizayn evoNET